Toyota Yeni Hidrojen Santraliyle Bir İlke İmza Atıyor

1.3b gösterim

Toyota, otomobil teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik projelerine ek olarak daha iyi bir gelecek için benimsediği “2050 Çevre Vizyonu” doğrultusunda sıfır emisyon hedefine ulaşılmasını mümkün kılacak çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmaların en önemli parçalarından birini 2020’de işler hale gelecek dünyanın ilk megavat ölçekli yakıt hücresi elektrik santrali oluşturuyor. Gerçekleştireceği hidrojen üretimi ile santralin hem doğa dostu enerji kaynağının yaygınlaşmasına yardımcı, hem de kullanım alanının genişlemesine yönelik adımların öncüsü olması planlanıyor.

Tarımsal Atıklardan Elektrik ve Hidrojen Üretimi

20 yıldan fazla süredir yakıt hücresi teknolojisinin gelişimine öncülük eden Toyota’nın sıfır emisyon hedefine ulaşmasındaki en önemli aşama olarak değerlendirilen Tri-Gen tesisinin, enerji üretimi için Kaliforniya’nın tarımsal atıklarını kullanması amaçlanıyor. Günde 2,35 megavat elektrik ve 1,2 ton hidrojen üretiminin hedeflendiği tesis aracılığıyla ortalama 2350 evin ve 1500 otomobilin ihtiyacının karşılanacağı öngörülüyor.

Yüzde yüz yenilenebilir olması amaçlanan tesis sayesinde ev ve otomobillerin yanı sıra Toyota’nın limanda bulunan lojistik servislerinin de desteklenmesi amaçlanıyor. Servislerde kullanılan araçların dolum işlemlerinin bu limanda kurulacak ve hizmete girdiğinde dünyanın alanında en büyüğü olacak hidrojen istasyonunda yapılması, gerçekleştirilmesi amaçlanan hedefler arasında yer alıyor.

Daha İyi Bir Dünya İçin Toyota’dan Doğa Dostu Projeler

Toyota, “Azalt, Tekrar Kullan, Geri Dönüştür, Geri Kazan” sloganına bağlı kalarak çevre üzerindeki etkileri minimalize edecek teknolojileri üretebilmek için çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda doğal kaynakların dikkatlice kullanılması, ürünlerin daha uzun ömürlü olması, geri dönüşüm olanaklarının arttırılması ve enerjinin geri dönüşümü gibi konulara yoğunlaşılıyor.

20 yılı aşan deneyimi ile hibrit otomobil üretiminde öncü konumdaki Toyota, üretmekte olduğu her modelin 2020 yılında bu teknolojiye sahip bir versiyonunun olmasını amaçlıyor. İlk seri üretim hibrit otomobilini 1997 yılında tanıtan Toyota, geçen süreçte 11 milyonun üzerinde satış rakamına ulaşmış durumda. Dünyanın dört bir yanında kullanılmakta olan bu otomobiller sayesinde karbondioksit emisyonu salınımı, fosil yakıtlı araçlara göre 77 milyon tondan daha az gerçekleşti. Elde edilen yakıt tasarrufu ise 29 milyon kilolitre olarak hesaplanıyor.

“Çevre Hedefi 2050” kapsamında ürettiği otomobillerin doğaya etkilerini sıfıra indirmeyi amaçlayan Toyota, öncüsü olduğu hibrit teknolojisini ilerletecek çalışmalara imza atmayı da sürdürüyor. 2014 yılında satışa sunduğu Mirai ile hidrojen yakıt hücresine sahip ilk sedan otomobili portföyüne ekleyen Toyota’nın ürün gamında bulunan Yaris, C-HR, Prius, RAV4 ve Auris modellerinin verimliliklerini daha yüksek seviyelere ulaştıracak projeler geliştiriyor. Hibrit otomobillerden elde edilen performansın artmasına yönelik sürdürülen çalışmalar arasında fizibilite çalışmaları ve Panasonic ile ortaklaşa gerçekleştirilecek prizmatik batarya da yer alıyor.

Hidrojen ile Çalışan Zamanının Ötesinde Otomobil Mirai

Dayanıklılığı ve kalitesi ile adından söz ettiren hibrit modellerini müşterilerine sunan Toyota’nın Japonya’nın ardından Avrupa pazarında da yaygınlaşan hidrojen yakıt hücreli otomobili Mirai, sıfır emisyon hedefinin gerçekleşmesini mümkün kılıyor. Tam dolumda 500 kilometreyi aşan mesafeleri kat edebilen aracın yeniden dolumu 3 dakika gibi oldukça kısa bir sürede gerçekleşiyor. Kullanımı esnasında su buharı dışında herhangi bir gazın salınımını yapmayan Mirai sayesinde Toyota, 2050’de karbondioksit emisyonunu yüzde 90 oranında azaltmayı planlıyor.

New York Uluslararası Auto Show kapsamında düzenlenen ve 23 ülkeden 73 otomotiv gazetecisinin oylarıyla belirlenen  “2016 Yılının En Çevreci Otomobili” ödülünün sahibi olan geleceğin otomobili Mirai’nin motoru 155 beygir güç üretebiliyor. Güçlü ve sessiz motoru sayesinde araç, saatte 178 kilometre maksimum hıza çıkabiliyor. Hibrit temelli otomobil, 0’dan 100’e ise yalnızca 9,6 saniyede ulaşıyor.

Tasarımı ile dikkatleri üzerine çekmeyi başaran hidrojen yakıt hücreli Mirai, dayanıklılık ve performans açısından beklentilerin ötesinde olduğunu Dünya Ralli Şampiyonası’nda kanıtladı. WRC’de yarışan hidrojen yakıtlı ilk otomobil unvanının sahibi olan yenilikçi araç, ayrıca zorlu parkuru ile tanınan e-Rally Monte-Carlo’da pilotları Artur Prusak ve Thierry Benchetrit önderliğinde birinci sırada yer aldı.